Benim Afrikam

Etiketler : Hikaye, Saçma | Yayın Tarihi : 26.Eyl.2011, 18:31:40 | Yazan : Ferhat Şahin

Dün en yakın arkadaşım Savanto'yla gelişimin üçüncü yılını kutladık.

Savanto ve kardeşi (Savanta) bana sürpriz yapıp geldiğim günü tekrar yaşatmak istediler. Herşey çok güzeldi.Yanlız temsili kutlamada, Savanto beni yerlilerin elinden kurtarırken kabileden birinin kulağımı ısırması havayı biraz kızıştırdı. Sonra ilk günkü gibi beni ayaklarımdan ağaca asıp burnuma fasulye taneleri tıktılar. Aslında adetlere göre fasulyenin filizlenmesi beklenirdi ama Turujo'ya Demirel takliti yapacağımı söyleyip beni indirmelerini sağladım.

Turujo, Vodaabe kabilesinin 40 yıldır lideriydi ve Demirel takliti onu cok duygulandırıyordu. Bunu ilk benden görmüş, cok ağlamıştı. Daha sonrada fasulyeler filizlenmeden ağactan indirtmişti.

Neden Afrika'da olduğumu, yabanilerin elinden kurtarılıp başka yabaniler tarafından bu ağaca neden asıldığımı düşünürken, Demirel taklidi yapmak nereden aklıma geldi bilmiyorum. Üstelik başaşağıysan ve burnunda fasulye varsa bu iş çok zordur.

Vodaabe ilkel bir kabile olmasına rağmen insana değer veren bir topluluktur. Sadece ailenin üçüncü kız çocuğu yenir. Nüfusları elli bini geçmez.

Aslında Vodalar'la beraber bu rakam yüz bini bulur. Fakat Vodalar ailenin ikinci kız çocuklarını ve üçten sonraki erkek çocukların sol kulaklarını yedikleri için kabileden dışlanmışlar, ülkenin daha kuzeyine yerleşip soyadlarını değiştirmişlerdir.

Burada saygın biriyim. Bana Akeemoto diyorlar. Bu "tırtıl bakışlı" demek. Taşamba'yı kurtardıktan sonra "Hizorasa Basulimasa" ünvanını da almıştım. Bunun tam bir karşılığı yok ama "dokuz parmaklı mide bulandıran" denebilir.

Taşamba, kabile reisi Turujo'nun ilk oğlu ve gelecegin reisidir. Onunla ilk karşılaştığımda yemeğe yeni başladığı bir Motambo'nun (başka bir kabilenin lezzetli olduğuna inanılan insanı) yanında yarı baygın yatıyordu. Motambolar yenileceğini anladığı anda kendilerini zehirleyip yiyen insanı da öldürürler. Bunu anladığımda Taşamba'nın boğazına parmağımı sokup kusmasını sağlamış, onu kurtarmıştım. O da bunun karşılığı olarak kopardığı parmağımı yemeden bana geri vermişti.

O günden sonra ailede ve kabilede sözü geçen biri oldum. Turujo ikinci oğluna benim isim koymamı istediğinde çok şaşırmıştım. Çünkü isimleri her zaman kabilenin en yaşlısı koyar. Ama oğlu Taşamba'yı kurtardığım için bu şeref bana verilmişti. Muşamba şimdi iki yaşında.

İsim koyma işi dini bir törenle yapılır. İsim tanrısı Lomolomol'un avcuna bebeği bırakıp, bulunan ismin anlamını ve neden bu ismin verildiğini totemin göbeğine bağırırsın.

Eğer tanrı ismi beğenmezse bebeği kafa üstü yere atar ve bu bebeklerin adı "Kraaş", yani "patlak göz" olur. Ertesi gün Lomolomol'un kırılan elleri yerine monte edilir. Bu da bir törendir. Tosemamana (ağaç tanrısı, o diğerleri gibi totem değil bir ağaçtır) kollarından birini şifa tanrısı Firstaid'in (bu, sanırım uçaktan düşmüş bir ilk yardım kutusudur) izniyle kabilenin marangozu Marangoz'a verir. Hayır, bu ismi ben koymadım, geldiğimde öyleydi. Neyse, Marangoz ağaca el şekli verip kibir tanrısı Yeyemnokoba'nin yardımıyla tutturur. Yeyemnokoba bir çeşit ağaç tutkalıdır.

Tanrılardan bahsetmişken, geçen Cuma'kiyle birlikte 126 tane oldular. Bu tamamen benim hatamdı. O gün tanrı ve ibadetten konu açılmıştı. Savanto'ya Cuma namazını anlatırken Turujo da görmüş, Marangoz'a bana benzeyen bir totem yaptırmıştı. Yüzükoyun kapaklanmış bir insan figürü.

Bunun bir tanrı olmadığı anlatmaya çalıştım ama dinlemediler. Akşama doğru Lomolomol'a gidip ismini koyduk. Bu Cuma yerliler Kraaş'ı ziyaret ettiler ve hepsi domalıp gözlerini sonuna kadar acarak ibadet etti.

Burada genelde mantık evliligi yapılır. Örneğin Taşamba buradaki ilk doğum günümde baldızını bana ikram etmişti. Eğer Bootma'yı karılığa kabul etmeseydim o akşam onu yemem gerekiyordu.

Nimakor ve Şoşokor, Bootma'nin süt kardeşidir. Adetlere göre kadınla birlikte süt kardeşlerde kocanın himayesine geçer. Şimdi iki karım, bir de Şoşokor'um (cesur erkek demektir) var.

Hayır, ben insan yemiyorum. Bu yüzden de boşanmam imkansız. Çünkü boşanmak istediğinde karını yiyip yüzük parmağını kabile reisine verirsin. Reis parmağı yer, yüzüğü geri sana verir ve lokması bitince sorar : "Onu neden boşadın?". Genellikle "karnım çok açtı.." cevabı verilir.

Geçenlerde kafama geri dönme fikri takıldı. Konuyu kabileye açtım. Çoğu buna karşı geldi. Turujo kararı bana bıraktı. Ama gidersem benden biraz ısırmak istiyor. Daha önce hiç beyaz et yememiş.

Ailem gitmek istemiyor. Taşamba bu konuda bana yardımcı olabileceğini söyledi. İstersem ailemi iki haftada bitirebilirmiş.

Dönmekten çoktan vazgeçtim. Ama n'olur biriniz bir kalem göndersin.

Ferhat Şahin
(Afrika 1996)

 

tüm tasarım, programlama, grafikler ve içerik bizzat bana (ferhat şahin) aittir. çalana, çırpana, kaymak gösterse dahi herhangi diğer bir ortamda "izinsiz" kullanana çok fena küserim. içerik yönetimi kendi geliştirdiğim "fcm" tarafından yapılmaktadır, diğer hazır blog sistemlerinden pek hazzetmem.

tenks : apache, php, mysql, css, jquery, notepad++, gimp, efes bira, yeni rakı, ankara.

© 2010-2012 frhtshn.com (ferhat şahin)