Beste Nasıl Yapılır?

Etiketler : Müzik | Yayın Tarihi : 02.Tem.2011, 08:36:53 | Yazan : Ferhat Şahin

Malzemeler:

1. Duygu yoğunluğu : Aşk, sinir, hüzün, kalp kırıklığı, mide bulantısı, baş ağrısı, nezle ve vucut kırgınlığı
2. Evde varsa bir miktar nota bilgisi, bir boş porte, iki tane anahtar (sol ve fa)
3. Kalem (mümkünse kurşun ve kıçında silgi olanlardan)
4. Enstrüman (çok sesli duyumu sağlamak açısından gitar, klavye tercih edilir. Ancak bestecinin ruh haline ve yeteneğine göre sipsi veya bir çift tahta kaşık yeterlidir. Hatta telesekreter bile iş görür. )
5. Akış diyagramı
6. Telefon (bildiğimiz telefon)
7. Nescafe Gold (reklam almak zorundaydım üzgünüm)
8. Bir baş sarmısak (Baş, Türk sarmısak ölçü birimidir. 1 baş/4 = ~1 diş sarmısak eder)
9. Tüm günlük gazetelerin magazin ekleri
10. Paranın dibine vurma planları yapılıyorsa bir miktar KralTv video klibi.
11. Söz yazamayan sersem bestecilerdenseniz bir iki şiir kitabı.

Malzemeler tamamsa başlayalım. Önce bestenizin kime hitap ettiğini tespit edeceksiniz. Bunu düşünürken kahvenizi yapabilirsiniz. İki parça ve klip yapıp ihya olma planları yapıyorsanız, beste halkıma hitap edecek demektir. Bunun için hemen duygularınızın arasından hüzün ve kalp kırıklığını alıp biraz eziklikle karıştırın. Halkımız maçlarda hep bir ağızdan bağırıp rahatlamayı sevdiğinden çok sesliliğe pek alışkın değildir. Yaptığınız besteyi çok sesli düşünmeyin, aynı sesten bir kişi size eşlik edip koro etkisi yaratabilir. Bunun için telefon rehberinizi açın ve en yeteneksiz arkadaşınızı sizle birlikte aynı sesten (ama detone) bestenizi söylemek üzere ikna edin. Mümkünse bu arkadaşınız kel ve güneş gözlüğü takıyor olsun. Buraya kadar tamamsa bestenizin hatlarını çıkarmaya başlayalım:

Akış Diyagramı :

İlk önce “kodumu oturtan” bir nakarat bulmanız gerek. Bunun çok uzun olması gerekmiyor. Akılda kalan iki ölçülük bir ezgiyi evirip çevirip yedirebilirsiniz. Bu aşamada hiç endişelenmeyin ve aklınıza gelen ilk melodiyi birkaç kez mırıldanın. Hızlı bir parça düşünüyorsanız ve enstrümanınız yoksa masaya ellerinizle vurarak 5/8 (bir-ki, bir-ki-üç / bir-ki, bir-ki-üç) veya 9/8 (bir-ki, bir-ki, bir-ki, bir-ki-üç) bir ritm attırın olsun bitsin. Duygusal yavaş bir parçaysa buna bile gerek yok; elinizde bir enstrüman varsa “la, sol, fa, mi” akorlarını basarak ezginize yön verebilirsiniz. Nakarat ezginiz hazırsa sıra geldi sözlere.

beste.jpg

 

Güfte :

Sözler çok önemlidir. Dinleyiciyi melodiden daha çok etkileyen şey budur. Yani düşünün şöyle bir popüler olmuş şarkılarda ki sözleri: “Son bir sigara içelim, öyle git gideceksen” gibi okkalı bir cümle bestenin tüm rezaletini bir anda kapatıverir. Hele nakarat ezginiz sağlamsa bunu milyon kere tekrarlayıp dinleyiciyi gebertebilirsiniz. “Var ya”, “Yok ya!” gibi sıradan lafları iyi bi ezgiyle birleştirebilirseniz köşe oldunuz demektir. Çünkü bu sıradan laflar gündelik hayatın parçası olduğundan hemen benimsenir ve iyi bir ezgiyle artık bu şekilde bile söylenmeye başlanır. Bunun dışında edebi bir laf da çok iş görür : “Yakalarsam muck muck”, “Ananıyiyolalıye” gibi.

Genel Çerçeve :

Nakarat bazlı bestenin gidişatı aşağı yukarı ortaya çıkmıştır artık. Yani eğer sözle beraber akılda kalan bir melodi elinizdeyse sizi kimse tutamaz. Geriye bunu biraz süslemek kalır. Direk nakaratla girip dinleyiciyi tokatlamak insafsızlıktır. Önce nakaratı hazırlayan bir çizgi bulmalısınız. Bunun en iyi yöntemi nakarattaki ana fikrin varyasyonlarını oluşturmaktır. Söz konusunda sıkıntı çektiğinizde hemen şiir kitaplarından esinlenebilir veya olduğu gibi alabilirsiniz. Nasılsa mezardan çıkıp gırtlağınıza “telif” diye sarılacak şair yok ortada. Hele ozanlar bu konuda tam bir cankurtarandır. Nakarata kadar gelecek melodi ise nakarata çok benzemese de olur. O konuya çok takılmayın çünkü düzenlemeyi yapacak olan kişi bunu bir şekilde yedirir. Adamlar o kadar berbat şarkıları düzenlediler ki, en boktan iki notayı bile süsleyip, iki oynak ritmle bir numara yapabilirler.

Birleştirme :

Portenizi alın üzerine, biraz önce kıçındaki silgiyi kemirdiğiniz kurşun kalemle sözleri yazın. Sözlerin üzerine (çok da şart değil ama) akorları serpiştirin. Şimdi bir gidişat çizin. Giriş, gelişme, nakarat (sonuç) üzerine kurgulama yapın. Bunun akışı şöyle olmalıdır.

bloodonmyhandstab718.jpg

Hazırlık : Türk enstrümanlarından ve macunlu kemanlardan oluşan nakaratı andıran melodi

Giriş : Konuya giriş için az enstrümanlı olmalı. Vurucu darbeye hazırlık.

music-note-dress-jeremy-scott-katy-perry-de313.jpgGelişme : Giriş sözlerine bu sefer ağdalı kemanlar filan eklenecek o kadar. Biraz yükselme hissi yaratmalısınız. Mesela kel, gözlüklü ve yeteneksiz arkadaşınızla farklı oktavlardan aynı ezgiyi söyleyebilirsiniz. Tokat geliyor!

Sonuç-Nakarat : Evet şimdi dinleyiciye tokatı çakacaksınız. Burada mümkün olduğunca bağırın. Sesinizin sınırlarını zorlarken gırtlağınızda ki damarlar çıkmalı. Nakaratı şimdilik tadında bırakın.

Başa dönüş : Burada hazırlık kısmını yedirin. Ancak üzerine bir solomsu bir şey atılırsa hoş olur.

Gelişmenin tekrarı : Evet gelişmenin tekrarı. Yani “B” ye dönün. Parça kısaysa girişe, yani “A” ya da dönebilirsiniz.

Nakarat tekrarı, tekrarı, tekrarı... : Parçanın sonunda dinleyiciyi öldürene kadar tokatlamalısınız. Çünkü dinleyici acı çekmekten hoşlanır. Zaten tüm parçayı bu kısım için dinler ve bunun defalarca tekrarlanması onu hasta eder. Mikserin başındaki adam sesi kısana kadar buna devam edin.

İşte süper besteniz bitti. Gerisi pazarlamaya kaldı. Ancak bu ayrı bir yazının konusu. Büyük ihtimal başta saydığım malzemelerin hepsini kullanmadığımızı farkettiniz. Evet ben de farkettim. Ancak bu ayrı bir yazının konusu.

Müzikle Kalın

Ferhat Şahin
(2001)

 

tüm tasarım, programlama, grafikler ve içerik bizzat bana (ferhat şahin) aittir. çalana, çırpana, kaymak gösterse dahi herhangi diğer bir ortamda "izinsiz" kullanana çok fena küserim. içerik yönetimi kendi geliştirdiğim "fcm" tarafından yapılmaktadır, diğer hazır blog sistemlerinden pek hazzetmem.

tenks : apache, php, mysql, css, jquery, notepad++, gimp, efes bira, yeni rakı, ankara.

© 2010-2012 frhtshn.com (ferhat şahin)